|
|

|
AKSONA MEHMET
Denizüstü ve altında 45. Yıl.
Teknenin sahibi ve kaptanı olan Mehmet Kaptan’a, arkadaşları “Aksona Mehmet” diye hitap ederler.
Teknenin ismi, dalış tabirlerinden oluşmaktadır.
Aksona, dekompresyon anlamına gelir.
Mancorna ise derinsuda çalışan sünger avcıları ve onların dalış tarzına verilen isimdir.
1950’da Çiftlik-Bodrum doğan Aksona Mehmet, beş kuşak önce Çiftlik’e yerleşmiş olan çiftçi bir ailenin çocuğudur. Ailesinde başka denizci bulunmamaktadır.Çiftlik İlkokulu’nu bitirdikten sonra, Milas ortaokuluna devam etmiş ve imkansızlıklar nedeniyle ortaokuldan ayrılmıştır.
|
Onüç yaşlarında denizaltına merakı uyanınca, Bodrum’un kıyılarında dalar.
1965 yılında Mayıs ayında, Muzaffer Cengiz’e ait Engin Kardeşler isimli sünger teknesinde dalgıç olarak çalışmaya başlar. İlk dalışını Bodrum açıklarındaki Deli İbrahim Sığılığı’nda yapar. Artık denizin dibinden bir daha da kopamaz. Tutkusu aşka dönüşür.
1970-71 yıllarında askerliğini Mersin’de bir çıkartma gemisinde yaptıktan sonra, 1974 yılında çeşitli Yunan Adaları’nda sünger dalışı yaparak çalışır.
1981 senesinde Şafak isimli süngerci teknesini satın alır ve ismini “Aksona” olarak değiştirir.
Aynı yılın Mayıs ayında, altı kişilik sünger ekibi ile kendi teknesinde ilk seferine çıkar.
1983 yılında evlenir, 1986’da oğlu Fatih ve 1988’de kızı Deniz dünyaya gelirler.
Aksona, 1985 ve 1986 yıllarında, milli dalış takımıyla katıldığı şampiyonalarda çeşitli dereceler almıştır. Yurtiçi yarışmalarda altı kez birinciliği korumayı başarmış.
Sahillerimizde, Bandırma’dan Kızkalesi-Mersin’e kadar çok çeşitli noktalarda dalış tecrübesi var.
1987 senesinde 12 metrelik yeni yaptırdığı tirhandili ile mavi yolculuk hizmeti vermeye başlar.
1998 yılında yaptırdığı hayallerinin teknesi, 18 metrelik Aksona Mancorna ile, mavi yolculuk ve dalış turizmine devam ediyor.
Aksona Mancorna teknesinin misafirleri sadece dalgıçlardan oluşmuyor. Sadece mavi yolculuk yapmanız da mümkün. Dalışa yeni başlayanlara hocalık yapmayı çok tercih etmiyor. Dalmayı iyi öğrenmiş insanlarla suyun derinliklerinde dolaşmaktan hoşlanıyor.
Denizin, insana sevgiyi, güzeli, doğanın gücünü, barışık yaşamayı ve doğanın sonsuz enerjisini kendi lehine kullanabilme sanatını çok iyi öğrettiğini belirtiyor.
Bu sebeple, denizin, Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği medeniyete, uygarlığa giden en kestirme yol olduğuna yürekten inanıyor. Bu kestirme yolda ancak bir tek şey eksik kalıyor galiba Aksona’ya göre:
“Aaah aaah, bir de şu efsanedeki deniz kızları gerçek olsaydı da karaya hiç ayak basmasaydım.” diye hayıflandığını sık sık kendisinden duymak mümkün.
Kısacası, suyun derinliklerinden gücünü alan insanların tercih edebileceği bir mavi yolculuk, Aksona’nın sunduğu.
Sağlıklı dalış hayatının 45. yılında, tüm dünya denizcilerine Ege’nin mavi derinliklerinden kucak dolusu selam ediyor Aksona Mehmet.
Aksona Mehmet
|